Güler Sabancı: Toplumsal cinsiyet eşitliği için veri temelli dönüşüm şart
Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen buluşmada, toplumsal cinsiyet eşitliği için veri odaklı ve ölçülebilir politikaların gerekliliği vurgulandı.
Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender) iş birliğinde düzenlenen “Toplumsal Cinsiyet Çalışmalarında Veri Temelli Yaklaşımlar: Bakım Odaklı Gelecek Buluşması”, 30 Mart’ta Sabancı Üniversitesi Altunizade Dijital Kampüs’te gerçekleştirildi.
Akademi ve sivil toplumu bir araya getiren etkinlikte, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında veri temelli yaklaşımın önemi, mevcut durum analizleri ve geleceğe yönelik iş birliği imkânları ele alındı.
Açılış konuşmasını yapan Güler Sabancı, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda ilerleme kaydedildiğini ancak bunun yeterli olmadığını belirtti. Kadınların iş gücüne katılımının hâlâ istenen düzeyde olmadığını ve fırsatlara erişimde ciddi eşitsizliklerin sürdüğünü vurgulayan Sabancı, “Gerçek bir ilerleme için sistematik bir dönüşüme ihtiyacımız var. Bu dönüşüm ise ancak veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlarla mümkün” dedi.
Sabancı, vakfın yeni dönem yaklaşımına da değinerek filantropinin dönüşümüne dikkat çekti. Günümüzde filantropinin yalnızca kaynak sağlayan bir yapı olmadığını, farklı aktörleri bir araya getirerek değer üreten bir modele dönüştüğünü ifade etti. Veriye dayalı, bilimsel ve iş birliğine açık bir yaklaşımın bu dönüşümün merkezinde yer aldığını belirtti.
Sabancı Vakfı’nın toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki çalışmalarına da değinen Sabancı, uluslararası raporlarda elde edilen konumun önemli olduğunu ancak asıl hedefin sahada somut etki yaratmak olduğunu vurguladı. Bu kapsamda Birleşmiş Milletler ile yürütülen programlar ve Sabancı Üniversitesi ile geliştirilen Mor Sertifika Programı gibi projelerin uzun vadeli etkisine dikkat çekti.
Akademi ile sivil toplum iş birliğinin önemine değinen Sabancı, ölçülebilir etkinin gerekliliğini “Ölçülemeyen hiçbir şeyi geliştiremeyiz” sözleriyle ifade etti. Akademinin bilgi üretme kapasitesinin, saha deneyimiyle birleştiğinde daha güçlü sonuçlar doğurduğunu belirtti.
Gün boyu süren etkinlik kapsamında düzenlenen panel ve atölye çalışmalarında bakım emeği, kadın istihdamı, geleceğin iş gücü, yapay zekâ ve veri gibi başlıklar toplumsal cinsiyet perspektifiyle ele alındı. Etkinlik, farklı kurumlar arasında bilgi paylaşımı ve iş birliği zemini oluşturdu.