“Yapay zekâ bilgi çağının üçüncü büyük kırılımı”
Enerji sektöründe yapay zekâ ve veri temelli dönüşümün ele alındığı SolarEX oturumunda konuşan Başarsoft Yönetim Kurulu Başkanı Alim Küçükpehlivan, yapay zekânın matbaa ve internetten sonra bilgi çağının üçüncü büyük kırılımı olduğunu söyledi.
Enerji sektöründe yapay zekânın rolü ve veri temelli dönüşümün geleceği, SolarEX kapsamında düzenlenen Enerjide Dijitalleşme Derneği (EDİDER) oturumunda ele alındı. Oturumun ilk konuşmacısı Başarsoft Yönetim Kurulu Başkanı Alim Küçükpehlivan, yapay zekâyı insanlık tarihinde matbaa ve internetle kıyaslanabilecek ölçekte bir kırılım olarak tanımladı.
Küçükpehlivan, bilgi ekonomisinin gelişiminde üç temel dönüm noktası bulunduğunu vurgulayarak yapay zekânın bu sürecin yeni aşamasını temsil ettiğini dile getirdi:
“Bilgi ekonomisinde ilk büyük kırılım matbaayla yaşandı. Bilgi kişiden bağımsız hale geldi. İkinci kırılım internetle gerçekleşti; bilgi coğrafyadan bağımsızlaştı. Bugün ise üçüncü büyük kırılımı yaşıyoruz. Yapay zekâ ile birlikte bilginin yeni bir değer üretmesi için her zaman insan müdahalesine ihtiyaç kalmayacak.”
Enerjide dönüşüm için önce veri altyapısı
Enerji sektöründe yapay zekânın gerçek etkisinin ortaya çıkabilmesi için veri altyapısının tam anlamıyla dijitalleşmesi gerektiğine dikkat çeken Küçükpehlivan, özellikle tüketim tarafındaki dönüşümün kritik olduğunu söyledi.
Bugün hâlâ birçok ülkede tüm tüketicilerin akıllı sayaç sistemlerine sahip olmadığını hatırlatan Küçükpehlivan, bunun veri temelli karar mekanizmalarının gelişimini sınırladığını kaydetti:
“Enerji sektöründe gerçek fayda, tüm süreçler dijitalleştiğinde ortaya çıkacak. Üretim tarafında önemli ilerlemeler var ancak tüketim tarafında hâlâ eksikler bulunuyor. Tüketim verisi tam anlamıyla dijitalleşmeden yapay zekânın sağlayacağı katma değerin tamamını görmek mümkün değil.”
“Henüz yolun başındayız”
Enerji sektöründe yapay zekâ uygulamalarının giderek yaygınlaştığını ancak beklenen etki seviyesine henüz ulaşılmadığını belirten Küçükpehlivan, mevcut tabloyu “erken aşama” olarak nitelendirdi.
Son yıllarda yapay zekâ alanındaki hızlı ilgi artışının internetin ilk dönemlerini andırdığını söyleyen Küçükpehlivan şöyle devam etti:
“Bugün yapay zekâ alanında ciddi bir hareketlilik var. Ancak bu teknolojinin sahaya güçlü biçimde yansıdığı örnekler hâlâ sınırlı. Gerçek etki, enerji sektöründeki tüm süreçler dijitalleştiğinde daha net görülecek.”
Veri ve coğrafyanın birleşimi yeni değer üretiyor
Başarsoft’un kuruluş sürecine de değinen Küçükpehlivan, veri ile coğrafi bilginin birleşmesinin yeni nesil hizmetlerin temelini oluşturduğunu vurguladı.
Farklı veri türlerinin hızlı analiz edilmesiyle yeni değer alanlarının ortaya çıktığını belirten Küçükpehlivan, bu potansiyelin doğru değerlendirilmesinin sektör açısından kritik olduğuna işaret etti.
Enerji sistemleri giderek daha karmaşık hale geliyor
Oturumun moderatörlüğünü üstlenen Mehmet Kocaoğlu, enerji sistemlerinde yaşanan dönüşümün yönetim modellerini köklü biçimde değiştirdiğini söyledi.
Yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaşmasıyla üretimin daha değişken hale geldiğini belirten Kocaoğlu, enerji şebekelerinde hassas bir denge yönetiminin zorunlu hale geldiğini ifade etti:
“Üretim tarafı yenilenebilir kaynaklarla birlikte daha değişken hale geliyor. Talep tarafı ise artık yalnızca tüketimden ibaret değil. Bu iki uç arasındaki dengeyi milisaniyeler içinde kurmak zorunda olan sistemleri yalnızca insan refleksiyle yönetmek mümkün değil.”
“Karar destekten karar ortaklığına doğru ilerliyoruz”
Inavitas CEO’su Erman Terciyanlı, yapay zekânın karar süreçlerindeki rolünün hızla arttığını söyledi.
Yapay zekânın artık yalnızca veri analiz eden bir araç olmaktan çıktığını vurgulayan Terciyanlı, süreci şöyle özetledi:
“Eskiden yalnızca veri analiz eden sistemler vardı. Bugün bağlamı anlayan ve karar için gerekçeler sunabilen modeller var. Bu nedenle karar destekten karar ortaklığına doğru ilerleyen bir süreç yaşıyoruz.”
Enerji sektörü güçlü veri altyapısına sahip
KoçDigital Endüstri Lideri Dr. İzzet Yılmaz, enerji sektörünün veri altyapısı açısından önemli avantajlar barındırdığını belirtti.
SCADA sistemleri, saha verileri ve coğrafi bilgi altyapılarının sektöre güçlü bir temel sağladığını aktaran Yılmaz, regülasyonlar nedeniyle uygulamaların daha kontrollü ilerlediğini ifade etti:
“Enerji sektörü veri üretimi açısından güçlü bir yapıya sahip. Ancak kritik bir alan olması nedeniyle yapay zekâ uygulamaları daha temkinli ilerliyor.”