“Şairliğimde de hocalığımda da mürüvvetimi gördüm”

90 yaşındaki Hilmi Yavuz, hayatı boyunca yazmak ve öğretmekten beslendiğini söylüyor. “Bohemlik hayatın anlamı değil” diyen Yavuz, gençlik yıllarında bu deneyimi yaşadığını ancak kalıcı bir karşılık bulamadığını ifade ediyor. Usta şair, şairlik ve hocalık yolculuğunu ise “mürüvvetimi gördüm” sözleriyle özetliyor.

“Şairliğimde de hocalığımda da mürüvvetimi gördüm”

Türk edebiyatının usta isimlerinden Hilmi Yavuz, 90. yaşı vesilesiyle Murat Tokay’a konuştu. Libre Kültür’de yayımlanan söyleşide Yavuz, hayatı, şiiri ve Türkiye’ye dair görüşlerini dikkat çeken ifadelerle anlattı.

“Yaşamın tadını çıkarmak bohemlikle olmuyor”

Yavuz, gençlik yıllarındaki deneyimlerini şu sözlerle aktardı:

“Bence yaşamın tadını çıkarmak bohemlikle olmuyor; onu da denedim. Cumhuriyet gazetesi yıllarımda o bar senin, bu bar benim dolaştık ama oradan bir şey çıkmıyor.”

Hayatın anlamını ise şu sözlerle tarif etti:

“Ne tatmin etti biliyor musun? Yazmak… Hiç kimseye, hiçbir şeye borçlu olmadan ve hiçbir ödevi yerine getirmeden yazmak ve öğretmek… Beni mutlu eden şey bunlar.”

“60 yaşında sünepe bir alkolik olarak ölürdüm”

Yazı ve akademinin hayatındaki yerini anlatan Yavuz, şu ifadeleri kullandı:

“Eğer bunları yapmasaydım büyük bir ihtimalle ben 90 yaşına gelemezdim; 60 yaşında sünepe bir alkolik olarak ölürdüm.”

“Türkiye’nin kutup yıldızlarıydılar”

Türk şiirinin önemli isimlerine de değinen Yavuz, şu değerlendirmede bulundu:

“Sünepe olmayan alkolikler de var elbet; hayatın anlamını içkide bulanlar gibi… Edip Cansever, Cemal Süreya, Turgut Uyar, Metin Eloğlu, Behçet Necatigil… Yazık günah değil mi bu adamlara ya? Türkiye’nin kutup yıldızları bunlar.”

“Ama içkiyle gittiler, sigarayla gittiler.”

“Az bulunur bir insandı”

Hocası Behçet Necatigil için ise şunları söyledi:

“Behçet Hocam, canım hocam… Günde üç paket Birinci sigarası içerdi. Az bulunur insanlar bunlar; bugün üniversite hocası diye dolaşan adamların onda dokuzuna yeğlerim Behçet Necatigil’i.”

“Ölümü konuşmak hâlâ çok erken”

90 yaşında olmasına rağmen üretmeye devam ettiğini belirten Yavuz, ölüm konusuna yaklaşımını şöyle ifade etti:

“90 yaşındayım ama ölümü konuşmayı hâlâ ‘çok erken’ buluyorum. Madem kafam çalışıyor, elim kalem tutuyor ve ağzım laf yapıyor; o hâlde niye ölümü bekliyormuş gibi yapayım?”

“Mürüvvetimi gördüm”

Yavuz, bir şair ve akademisyen olarak hayattayken gördüğü ilgiyi ise şu sözlerle dile getirdi:

“Bir şair ve hoca olarak sevildiğimi, değer gördüğümü ve el üstünde tutulduğumu hayattayken bizzat tecrübe ettim. Bir insanın yaptığı işlerden dolayı hayattayken böyle bir vefayla ödüllendirilmesi, mürüvvetlerin en büyüğüdür.”

Hilmi Yavuz Kimdir?

  • Doğumu: 14 Nisan 1936, Biga (Nüfus kaydı Biga olsa da İstanbul doğumludur).

  • Eğitim: Kabataş Erkek Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi. Daha sonra Londra’da University College’da felsefe eğitimi alarak mezun oldu.

  • Gazetecilik Yılları: Vatan ve Cumhuriyet başta olmak üzere pek çok gazetede muhabirlik, dış haberler sekreterliği ve yazarlık yaptı. BBC Türkçe Servisi’nde çalıştı.

  • Akademik Hayat: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Boğaziçi ve Bilkent gibi prestijli üniversitelerde felsefe ve edebiyat dersleri verdi. Yarım asra yaklaşan hocalık kariyeriyle binlerce öğrenci yetiştirdi.

  • Edebi Kişiliği: 1952’de yayımlanan ilk şiirinden itibaren Türk şiirinde gelenekle moderni buluşturan kendine has bir dil kurdu. Bakış Kuşu, Bedreddin Üzerine Şiirler, Doğu Şiirleri ve Akşam Şiirleri gibi pek çok kült esere imza attı.

  • Düşünce Dünyası: Şiirinin yanı sıra felsefe, kültür ve İslam düşüncesi üzerine yazdığı denemelerle Türkiye’nin en önemli entelektüellerinden biri olarak kabul edilir.